Türkiye’deki Mülteciler Çalıştayı Sonuç Raporu detaylı analiz ve önerilerle yayınlandı...

GÖLBAŞI 12.07.2025 - 13:17, Güncelleme: 12.07.2025 - 13:17
 

Türkiye’deki Mülteciler Çalıştayı Sonuç Raporu detaylı analiz ve önerilerle yayınlandı...

Sosyal Demokrasi Derneği ile Friedrich Ebert Stiftung Türkiye Temsilciliği’nin ortaklaşa düzenlediği ve Demonti Otel’de gerçekleştirilen “Türkiye’deki Mülteciler: Bölgesel ve Küresel Gelişmeler Işığında” başlıklı çalıştayın sonuç raporu, kapsamlı analizler ve somut politika önerileriyle yayımlandı.

Dernek Genel Sekreteri Muratcan Işıldak tarafından kaleme alınan rapor; 2011’den bu yana Türkiye’de ikamet eden yaklaşık 5 milyon civarındaki sığınmacının hukuki, sosyal ve ekonomik boyutlarını veriye dayalı şekilde değerlendirdi. Işıldak, “Uluslararası normlara uygun, şeffaf ve öngörülebilir bir koruma mekanizması oluşturulmadıkça sığınmacıların entegrasyonu mümkün değildir” vurgusu yaptı. ÇALIŞTAYDA UZMANLAR ÇÖZÜM ÖNERİLERİNİ TARTIŞTI Çalıştayda; Akademisyenler, bakanlık yetkilileri, yerel yönetim temsilcileri ve sivil toplum kuruluşlarından uzmanlar bir araya gelerek hem saha deneyimlerini aktararak uluslararası karşılaştırmalı örnekler üzerinden çözüm önerilerini tartıştı. Çalıştay katılımcıları, iş güvencesizliğini azaltmak için çalışma izni prosedürlerinin sadeleştirilmesi, yapılan iş kollarına yönelik nitelikli mesleki eğitim programlarının düzenlenmesi ve göçmen girişimcilere yönelik vergi muafiyetleri ile kredi-danışmanlık desteği sağlanması gerektiğini belirtti. RAPORDA TESPİTLER GENİŞ YER ALDI Raporun ilk bölümünde geçici koruma rejiminin işleyişine dair tespitler geniş yer aldı. Ayrıca, geçici koruma statüsü sahiplerinin ikincil hareketlilik hakkının sınırlandırılmasının, iç göç gibi yeni toplumsal gerilimleri tetikleyebileceğine de dikkat çekildi. Medya ve kamuoyunda yaygınlaşan dezenformasyonun toplumsal uyumu nasıl zora soktuğu ikinci bölümün odağında yer aldı. Çalıştay katılımcıları, bazı medya kuruluşlarında ortaya çıkan “güvenlik tehditleri” odaklı haber dilinin, yerel halk ile sığınmacılar arasında karşılıklı korku ve güvensizlik hissini artırdığını aktardı. Raporda, bilgi kirliliğinin önüne geçmek için “Etik Yayıncılık Kılavuzu”nu hızla hazırlayıp, tüm basın-yayın organlarının kullanımına sunulması gerektiği belirtildi. Ayrıca sosyal medya platformlarında dolaşıma giren asılsız köken ve suçlama iddialarının, düzenlenecek toplumsal eğitim ve farkındalık kampanyalarıyla çürütülmesi gerektiği vurgulandı.  Raporun üçüncü bölümünde ise merkezi idare ile yerel yönetimler arasındaki koordinasyon eksiklikleri irdelendi. Belediyelerin göçmenlere yönelik hizmet noktaları kurma, tercüman temini ve psikososyal destek ekipleri oluşturma talepleri ile bakanlıkların bu alandaki stratejik planlamaları arasındaki uyumsuzluk, raporda “sistemsel kopukluk” olarak tanımlandı. Yerel yöneticiler, özellikle gıda yardımı, barınma ve eğitim hizmetlerinde ihtiyaç tespiti yaparken merkezi bütçeden yetersiz pay aldıklarını ifade etti. Rapor, belediyelerin “Uyum ve Sosyal Destek Birimleri” için yasal düzenlemelerle birlikte nüfus temelli kaynak aktarımı sağlanmasını ve bu birimlerin kadro, yazılım ve veri toplama altyapısıyla desteklenmesini öneriyor. MÜLTECİLER DÜŞÜK VASIFLI İŞ KOLLARINDA KAYIT DIŞI İSTİHDAMA MAHKÛM Ekonomik entegrasyon ve istihdam başlıklı dördüncü bölüm, kayıt dışı çalışma sorununun boyutlarını ayrıntılı istatistiklerle sunuldu. Rapora göre, mültecilerin %70’e yakını tarım ve inşaat başta olmak üzere düşük vasıflı iş kollarında kayıt dışı istihdama mahkûm. Bu durum, iş kazalarını ve sömürüyü artırmakla birlikte kayıtlı iş gücünde çalışan vatandaşlar arasında da haksız rekabet hissiyatını besliyor. RAPORUN SOMUT ADIMLARI Son bölümde yer alan politika önerileri, raporun somut adımlarını özetliyor: Hak temelli bir göç reformu çerçevesinde geçici koruma, ikincil hareketlilik ve vatandaşlık süreçlerinin netleştirilmesi; yerel yönetimlerde “Uyum Birimleri” kurulması için yasal ve mali altyapı düzenlemeleri yapılması; çok kültürlü mahalle merkezleri aracılığıyla sosyal uyumun pekiştirilmesi; kayıtlı istihdam teşviklerinin artırılması; medya ve sosyal medyada dezenformasyonla mücadele için Etik Yayıncılık Kılavuzu ve kamu spotları geliştirilmesi; uluslararası kuruluşlarla paylaşım mekanizmalarının güçlendirilmesi. Bu çalışma raporu, Türkiye’nin göç ve sığınmacı politikalarını daha sürdürülebilir, katılımcı ve hak temelli bir zemine taşıma hedefinin hayata geçirilmesine ışık tutmayı amaçlıyor. Kamuoyunun ve karar alıcıların önerileri değerlendirmesi, hem ulusal hem de uluslararası düzeyde iş birliği fırsatlarını artırmayı hedefliyor.
Sosyal Demokrasi Derneği ile Friedrich Ebert Stiftung Türkiye Temsilciliği’nin ortaklaşa düzenlediği ve Demonti Otel’de gerçekleştirilen “Türkiye’deki Mülteciler: Bölgesel ve Küresel Gelişmeler Işığında” başlıklı çalıştayın sonuç raporu, kapsamlı analizler ve somut politika önerileriyle yayımlandı.

Dernek Genel Sekreteri Muratcan Işıldak tarafından kaleme alınan rapor; 2011’den bu yana Türkiye’de ikamet eden yaklaşık 5 milyon civarındaki sığınmacının hukuki, sosyal ve ekonomik boyutlarını veriye dayalı şekilde değerlendirdi.

Işıldak, “Uluslararası normlara uygun, şeffaf ve öngörülebilir bir koruma mekanizması oluşturulmadıkça sığınmacıların entegrasyonu mümkün değildir” vurgusu yaptı.

ÇALIŞTAYDA UZMANLAR ÇÖZÜM ÖNERİLERİNİ TARTIŞTI

Çalıştayda; Akademisyenler, bakanlık yetkilileri, yerel yönetim temsilcileri ve sivil toplum kuruluşlarından uzmanlar bir araya gelerek hem saha deneyimlerini aktararak uluslararası karşılaştırmalı örnekler üzerinden çözüm önerilerini tartıştı.

Çalıştay katılımcıları, iş güvencesizliğini azaltmak için çalışma izni prosedürlerinin sadeleştirilmesi, yapılan iş kollarına yönelik nitelikli mesleki eğitim programlarının düzenlenmesi ve göçmen girişimcilere yönelik vergi muafiyetleri ile kredi-danışmanlık desteği sağlanması gerektiğini belirtti.

RAPORDA TESPİTLER GENİŞ YER ALDI

Raporun ilk bölümünde geçici koruma rejiminin işleyişine dair tespitler geniş yer aldı. Ayrıca, geçici koruma statüsü sahiplerinin ikincil hareketlilik hakkının sınırlandırılmasının, iç göç gibi yeni toplumsal gerilimleri tetikleyebileceğine de dikkat çekildi. Medya ve kamuoyunda yaygınlaşan dezenformasyonun toplumsal uyumu nasıl zora soktuğu ikinci bölümün odağında yer aldı. Çalıştay katılımcıları, bazı medya kuruluşlarında ortaya çıkan “güvenlik tehditleri” odaklı haber dilinin, yerel halk ile sığınmacılar arasında karşılıklı korku ve güvensizlik hissini artırdığını aktardı. Raporda, bilgi kirliliğinin önüne geçmek için “Etik Yayıncılık Kılavuzu”nu hızla hazırlayıp, tüm basın-yayın organlarının kullanımına sunulması gerektiği belirtildi. Ayrıca sosyal medya platformlarında dolaşıma giren asılsız köken ve suçlama iddialarının, düzenlenecek toplumsal eğitim ve farkındalık kampanyalarıyla çürütülmesi gerektiği vurgulandı.  Raporun üçüncü bölümünde ise merkezi idare ile yerel yönetimler arasındaki koordinasyon eksiklikleri irdelendi. Belediyelerin göçmenlere yönelik hizmet noktaları kurma, tercüman temini ve psikososyal destek ekipleri oluşturma talepleri ile bakanlıkların bu alandaki stratejik planlamaları arasındaki uyumsuzluk, raporda “sistemsel kopukluk” olarak tanımlandı. Yerel yöneticiler, özellikle gıda yardımı, barınma ve eğitim hizmetlerinde ihtiyaç tespiti yaparken merkezi bütçeden yetersiz pay aldıklarını ifade etti. Rapor, belediyelerin “Uyum ve Sosyal Destek Birimleri” için yasal düzenlemelerle birlikte nüfus temelli kaynak aktarımı sağlanmasını ve bu birimlerin kadro, yazılım ve veri toplama altyapısıyla desteklenmesini öneriyor.

MÜLTECİLER DÜŞÜK VASIFLI İŞ KOLLARINDA KAYIT DIŞI İSTİHDAMA MAHKÛM

Ekonomik entegrasyon ve istihdam başlıklı dördüncü bölüm, kayıt dışı çalışma sorununun boyutlarını ayrıntılı istatistiklerle sunuldu. Rapora göre, mültecilerin %70’e yakını tarım ve inşaat başta olmak üzere düşük vasıflı iş kollarında kayıt dışı istihdama mahkûm. Bu durum, iş kazalarını ve sömürüyü artırmakla birlikte kayıtlı iş gücünde çalışan vatandaşlar arasında da haksız rekabet hissiyatını besliyor.

RAPORUN SOMUT ADIMLARI

Son bölümde yer alan politika önerileri, raporun somut adımlarını özetliyor: Hak temelli bir göç reformu çerçevesinde geçici koruma, ikincil hareketlilik ve vatandaşlık süreçlerinin netleştirilmesi; yerel yönetimlerde “Uyum Birimleri” kurulması için yasal ve mali altyapı düzenlemeleri yapılması; çok kültürlü mahalle merkezleri aracılığıyla sosyal uyumun pekiştirilmesi; kayıtlı istihdam teşviklerinin artırılması; medya ve sosyal medyada dezenformasyonla mücadele için Etik Yayıncılık Kılavuzu ve kamu spotları geliştirilmesi; uluslararası kuruluşlarla paylaşım mekanizmalarının güçlendirilmesi.

Bu çalışma raporu, Türkiye’nin göç ve sığınmacı politikalarını daha sürdürülebilir, katılımcı ve hak temelli bir zemine taşıma hedefinin hayata geçirilmesine ışık tutmayı amaçlıyor. Kamuoyunun ve karar alıcıların önerileri değerlendirmesi, hem ulusal hem de uluslararası düzeyde iş birliği fırsatlarını artırmayı hedefliyor.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve golhaber.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.
dini chat bets10.buzz taraftarium24 taraftarium24 deneme bonusu veren siteler casino siteleri deneme bonusu