Pehlivan'dan 15 Temmuz mesajı

GÖLBAŞI (İHA) - İhlas Haber Ajansı | 15.07.2018 - 13:25, Güncelleme: 15.07.2018 - 13:25
 

Pehlivan'dan 15 Temmuz mesajı

MHP Gölbaşı İlçe Başkanı Ersin Pehlivan 15 Temmuz "Demokrasi ve Milli Birlik Günü" nedeniyle yazılı bir mesaj yayımladı.

MHP Gölbaşı İlçe Başkanı Ersin Pehlivan 15 Temmuz "Demokrasi ve Milli Birlik Günü" nedeniyle yazılı bir mesaj yayımladı. "Şüphesiz ki, Türk Devleti tarih boyunca pek çok zorluklar atlamış, Türk milleti ise pek çok zorluğa göğüs germiştir. Tarihin başlangıcından itibaren mücadele kaderimiz, azim güç kaynağımız, cesaret ise vazgeçilmez yoldaşımız olmuştur. Türk milletinin tarih boyunca yaşadığı coğrafyalarda adalet, barış ve huzur da hüküm sürmüştür. Lakin bu kutlu düzen ise defalarca bozulmak istenmiş, Türk’ün Nizam-ı Alem ve İlahi Kelimetullah ülküleri dünyayı kendi sömürü düzenleri altında ezmek isteyen güçlerin katlanamadığı hasletler olmuştur. Haçlı seferlerinden günümüze, İslam ile şereflenen bu millet, göğsünü her türlü harici ve dahili düşmana karşı siper etmekten bir lahza geri durmamıştır. Saymakla tükenmeyecek kahramanlıklar, tarihe gömülse de sığmayacak destanlar ise ardı arkası kesilmeksizin Türk milleti payidar kaldıkça ve dünya durdukça yaşanacaktır.    İki yüz yıldan beri süregelen geri çekilmenin, Sakarya ırmağının kenarında son bulduğu günden bugüne, Türkiye şüphesiz ki pek çok badireler atlatmıştır. Misak-ı Milli uğruna yapılan uğraşlar, milli devlet stratejilerinin oluşturulmaya çalışılması, milli ekonomi ve kalkınma hamlelerinin gerçekleştirilmesi ve dış politikada itibar sahibi bir ülke yaratarak dünya nizamı içerisinde atalarına yaraşır, İslam ahlak ve faziletinin timsali bir devlet oluşturulmaya çalışılmıştır. Yeri gelmiş kızıl empreyalizme geçit vermemek için ülkü yolunda nice genç feda olmuş yeri gelmiş Türk adını yaşatmak için tabutluklarda işkence çekilmiş yeri gelmiş Kıbrıs’ın, Azerbaycan’ın, Kerkük’ün ve Türkmen dağının azatlığı için milletin neferleri can vermiştir. İşte bu yüz yıllık serüvenimiz belki de tarihin diğer dönemlerine nazaran daha fazla fedakarlık ve cefa çektiğimiz zaman dilimidir. Zira sadece dışarıdan gelen düşmanla değil, darbeler krizler, ihanetler ve kalkışmalarla uğraşılmak zorunda kalınan bir döneme daha rastlamak pek mümkün değildir. “Düşman içeride olunca kapı kilit tutmaz” misali, Türkiye’nin yükseldiği ve  bağımsız politikalar ürettiği her dönemde adeta başını kaldırmaması için iç unsurlar kullanılarak milletimiz ve devletimiz kaosa sürüklenmeye çalışılmıştır. Ne yazık ki, bu kaos politikalarının tetikleyicileri de bize müttefiklik hukuku çerçevesinde yaklaşan ülkeler olmuştur.    İki yıl önce yaşadığımız alçak darbe girişimi de, bize dost görünen devletlerin Türk devletinin kılcal damarlarına kadar soktukları adi bir şebeke ile düzenlenmeye çalışılmıştır. Yüz yıldır bu milletin içten kuşatılma ile düşeceğine olan inançları sayesinde tatbik ettikleri bu adi kumpas; senelerce milletin parasını, emeğini, duygularını ve evlatlarını sömüren FETÖ yapılanması ile gerçekleştirilmeye çalışılmıştır. Türkiye’nin terörle aktif mücadele ettiği Suriye’nin ve Irak’ın kuzeyindeki soydaşlarına sahip çıktığı ve Ortadoğu’da bağımsız politikalar izlemeye başladığı dönemde böyle bir kalkışmanın rast gelmesi elbette ki tesadüf olmayacaktır. Darbe gecesinden bir gün önce  terör örgütü YPG’nin Membiç’e girdiği bilinirken Türkiye’nin tüm güney doğu sınırını tehlikeye sokacak ve şerefli Türk Ordusunu lekeleyecek darbe girişimini tertip etmek ne çeşit bir hainliktir gelin siz karar verin.    Milletin ve memleketin itibarını bu derece mahvetmeye azmetmiş bir terör örgütü elbette ki, milletin kendisine karşı da insaflı davranmamıştır.  İstanbul ve Ankara başta olmak üzere vatanın namusunu korumak için silahsız, ellerinde bayrak ve kalplerinde vatan sevgisi ile yollara düşen onlarca vatandaşımız bu hain şebeke yüzünden ya şehadete erişmiş ya da  gazi olmuştur... Ama ne mutlu onlara, ne mutlu onları doğuran analara  ki; bugün bölünmemiş bir vatan üzerince hür bir şekilde terörün her türlüsüne karşı tek yürek oluyorsak onların sayesindedir. Minnettarız…   Milletin kutsallarına göz dikilen bu darbe girişiminde Millet Meclisi, 42 şehit verdiğimiz Polis Özel Harekat, 2 çalışanın şehit edildiģi Türksat direkt olarak hedef alınmış şehadete erişen 2 vatandaşımız da dahil olmak üzere Gölbaşımız 46 şehit vermistir.      Burada milletin bütünlüğünden ve devletimizin 2023 hedefine doğru bağımsız ve müreffeh ilerleyişinden bahsediyorsak 15 Temmuz’u 16 Temmuz’a bağlayan gece canlarını bizler için veren şehitlerimizin ardından millet iradesini hem mecliste hem de meydanlara inmekte temsil eden liderleri de anmamız gerekmektedir. Kimseyi zan altında bırakmadan sadece şunu söylemekte bile yarar vardır ki; “Önce ülkem ve milletim sonra partim ve ben”  diyen genel başkanımız sayın Dr. Devlet Bahçeli beyin feraseti ve yolbaşçılığı mühimdir. Sadece o gece meşru seçilmiş hükümetin desteklenmesi ve sokaklarda demokrasi için milliyetçi-ülkücü camianın yerini alması kadar, darbe ile mücadele sürecinde başta geçmiş referandum ve 24 Haziran seçimleri olmak üzere Türk milletine gösterdiği yol çok kıymetli ve değerlidir. Millet bir oldukça bu hainlerin yarattığı zorlukların üstesinden gelebilir. Siyaset elbette ki önemlidir lakin “devlet elden gittikten sonra neyin siyasetini yapacağız?” Demek daha önemlidir., İşte bu bütünleştirici dik duruş bizi 15 Temmuz sonrasında bir arada tutan ve geleceğe umutla bakmamızı sağlayan en önemli düstur olmuştur.     Ali cenap Anadolu insanı kucağını darda kalana, garibana ve Allah ve millet yolunda ömrünü sarf etmek isteyene her zaman kucak açmış ve açacaktır. Mühim olan başımıza gelen bu felaketlerden ders çıkararak Ahi Evran misali doğruluk ve adalet timsali gönül köprüleri ile Hz. Ömer’in adaletiyle Fatih Sultan Mehmet Han’ın ufku ve Mustafa Kemal Atatürk’ün azmi ile birbirine güvenerek her zorluğu aşmaktır.   Bilge Liderimiz Sayın Devlet BAHÇELİ beyefendinin dediği gibi “12 Eylül’de bizim çocuklar kazandı. Çok şükür 15 Temmuz’da onların gayri meşru çocukları kaybetti, bu kez Türk milleti kazandı. Tüm bu duygu ve düşüncelerle yüce milletimizin bir olmasını, diri olmasını ve vatanımıza, istikbâlimize musallat olmaya çalışan teröristlerin 15 Temmuz'daki gibi bertaraf edilmesini diliyorum." dedi.
MHP Gölbaşı İlçe Başkanı Ersin Pehlivan 15 Temmuz "Demokrasi ve Milli Birlik Günü" nedeniyle yazılı bir mesaj yayımladı.

MHP Gölbaşı İlçe Başkanı Ersin Pehlivan 15 Temmuz "Demokrasi ve Milli Birlik Günü" nedeniyle yazılı bir mesaj yayımladı.
"Şüphesiz ki, Türk Devleti tarih boyunca pek çok zorluklar atlamış, Türk milleti ise pek çok zorluğa göğüs germiştir. Tarihin başlangıcından itibaren mücadele kaderimiz, azim güç kaynağımız, cesaret ise vazgeçilmez yoldaşımız olmuştur. Türk milletinin tarih boyunca yaşadığı coğrafyalarda adalet, barış ve huzur da hüküm sürmüştür. Lakin bu kutlu düzen ise defalarca bozulmak istenmiş, Türk’ün Nizam-ı Alem ve İlahi Kelimetullah ülküleri dünyayı kendi sömürü düzenleri altında ezmek isteyen güçlerin katlanamadığı hasletler olmuştur. Haçlı seferlerinden günümüze, İslam ile şereflenen bu millet, göğsünü her türlü harici ve dahili düşmana karşı siper etmekten bir lahza geri durmamıştır. Saymakla tükenmeyecek kahramanlıklar, tarihe gömülse de sığmayacak destanlar ise ardı arkası kesilmeksizin Türk milleti payidar kaldıkça ve dünya durdukça yaşanacaktır. 

 

İki yüz yıldan beri süregelen geri çekilmenin, Sakarya ırmağının kenarında son bulduğu günden bugüne, Türkiye şüphesiz ki pek çok badireler atlatmıştır. Misak-ı Milli uğruna yapılan uğraşlar, milli devlet stratejilerinin oluşturulmaya çalışılması, milli ekonomi ve kalkınma hamlelerinin gerçekleştirilmesi ve dış politikada itibar sahibi bir ülke yaratarak dünya nizamı içerisinde atalarına yaraşır, İslam ahlak ve faziletinin timsali bir devlet oluşturulmaya çalışılmıştır. Yeri gelmiş kızıl empreyalizme geçit vermemek için ülkü yolunda nice genç feda olmuş yeri gelmiş Türk adını yaşatmak için tabutluklarda işkence çekilmiş yeri gelmiş Kıbrıs’ın, Azerbaycan’ın, Kerkük’ün ve Türkmen dağının azatlığı için milletin neferleri can vermiştir. İşte bu yüz yıllık serüvenimiz belki de tarihin diğer dönemlerine nazaran daha fazla fedakarlık ve cefa çektiğimiz zaman dilimidir. Zira sadece dışarıdan gelen düşmanla değil, darbeler krizler, ihanetler ve kalkışmalarla uğraşılmak zorunda kalınan bir döneme daha rastlamak pek mümkün değildir. “Düşman içeride olunca kapı kilit tutmaz” misali, Türkiye’nin yükseldiği ve  bağımsız politikalar ürettiği her dönemde adeta başını kaldırmaması için iç unsurlar kullanılarak milletimiz ve devletimiz kaosa sürüklenmeye çalışılmıştır. Ne yazık ki, bu kaos politikalarının tetikleyicileri de bize müttefiklik hukuku çerçevesinde yaklaşan ülkeler olmuştur. 

 

İki yıl önce yaşadığımız alçak darbe girişimi de, bize dost görünen devletlerin Türk devletinin kılcal damarlarına kadar soktukları adi bir şebeke ile düzenlenmeye çalışılmıştır. Yüz yıldır bu milletin içten kuşatılma ile düşeceğine olan inançları sayesinde tatbik ettikleri bu adi kumpas; senelerce milletin parasını, emeğini, duygularını ve evlatlarını sömüren FETÖ yapılanması ile gerçekleştirilmeye çalışılmıştır. Türkiye’nin terörle aktif mücadele ettiği Suriye’nin ve Irak’ın kuzeyindeki soydaşlarına sahip çıktığı ve Ortadoğu’da bağımsız politikalar izlemeye başladığı dönemde böyle bir kalkışmanın rast gelmesi elbette ki tesadüf olmayacaktır. Darbe gecesinden bir gün önce  terör örgütü YPG’nin Membiç’e girdiği bilinirken Türkiye’nin tüm güney doğu sınırını tehlikeye sokacak ve şerefli Türk Ordusunu lekeleyecek darbe girişimini tertip etmek ne çeşit bir hainliktir gelin siz karar verin. 

 

Milletin ve memleketin itibarını bu derece mahvetmeye azmetmiş bir terör örgütü elbette ki, milletin kendisine karşı da insaflı davranmamıştır.  İstanbul ve Ankara başta olmak üzere vatanın namusunu korumak için silahsız, ellerinde bayrak ve kalplerinde vatan sevgisi ile yollara düşen onlarca vatandaşımız bu hain şebeke yüzünden ya şehadete erişmiş ya da  gazi olmuştur... Ama ne mutlu onlara, ne mutlu onları doğuran analara  ki; bugün bölünmemiş bir vatan üzerince hür bir şekilde terörün her türlüsüne karşı tek yürek oluyorsak onların sayesindedir. Minnettarız…

 

Milletin kutsallarına göz dikilen bu darbe girişiminde Millet Meclisi, 42 şehit verdiğimiz Polis Özel Harekat, 2 çalışanın şehit edildiģi Türksat direkt olarak hedef alınmış şehadete erişen 2 vatandaşımız da dahil olmak üzere Gölbaşımız 46 şehit vermistir.   

 

Burada milletin bütünlüğünden ve devletimizin 2023 hedefine doğru bağımsız ve müreffeh ilerleyişinden bahsediyorsak 15 Temmuz’u 16 Temmuz’a bağlayan gece canlarını bizler için veren şehitlerimizin ardından millet iradesini hem mecliste hem de meydanlara inmekte temsil eden liderleri de anmamız gerekmektedir. Kimseyi zan altında bırakmadan sadece şunu söylemekte bile yarar vardır ki; “Önce ülkem ve milletim sonra partim ve ben”  diyen genel başkanımız sayın Dr. Devlet Bahçeli beyin feraseti ve yolbaşçılığı mühimdir. Sadece o gece meşru seçilmiş hükümetin desteklenmesi ve sokaklarda demokrasi için milliyetçi-ülkücü camianın yerini alması kadar, darbe ile mücadele sürecinde başta geçmiş referandum ve 24 Haziran seçimleri olmak üzere Türk milletine gösterdiği yol çok kıymetli ve değerlidir. Millet bir oldukça bu hainlerin yarattığı zorlukların üstesinden gelebilir. Siyaset elbette ki önemlidir lakin “devlet elden gittikten sonra neyin siyasetini yapacağız?” Demek daha önemlidir., İşte bu bütünleştirici dik duruş bizi 15 Temmuz sonrasında bir arada tutan ve geleceğe umutla bakmamızı sağlayan en önemli düstur olmuştur.  

 

Ali cenap Anadolu insanı kucağını darda kalana, garibana ve Allah ve millet yolunda ömrünü sarf etmek isteyene her zaman kucak açmış ve açacaktır. Mühim olan başımıza gelen bu felaketlerden ders çıkararak Ahi Evran misali doğruluk ve adalet timsali gönül köprüleri ile Hz. Ömer’in adaletiyle Fatih Sultan Mehmet Han’ın ufku ve Mustafa Kemal Atatürk’ün azmi ile birbirine güvenerek her zorluğu aşmaktır.

 

Bilge Liderimiz Sayın Devlet BAHÇELİ beyefendinin dediği gibi “12 Eylül’de bizim çocuklar kazandı. Çok şükür 15 Temmuz’da onların gayri meşru çocukları kaybetti, bu kez Türk milleti kazandı.


Tüm bu duygu ve düşüncelerle yüce milletimizin bir olmasını, diri olmasını ve vatanımıza, istikbâlimize musallat olmaya çalışan teröristlerin 15 Temmuz'daki gibi bertaraf edilmesini diliyorum." dedi.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve golhaber.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.