Gölbaşı Belediye Meclisi Haziran Ayı Toplantısı Tamamladı...
Gölbaşı Belediye Meclisi Haziran Ayı Toplantısı Tamamladı...
Gölbaşı Belediye Meclisi 2025 yılı Haziran Ayı Olağan Meclis Toplantısı’nın son oturumu yapıldı.
Gölbaşı Belediye Meclisi 2025 yılı Haziran Ayı Olağan Meclis Toplantısı’nın son oturumu yapıldı.
Gölbaşı Belediye Meclis Başkanvekili Selçuk Dağdelener başkanlığında gerçekleşen toplantıda toplam 33 gündem maddesi görüşüldü. Meclis üyeleri, gündemde yer alan maddeler hakkında görüş ve değerlendirmelerini paylaşırken, ilçenin gelişimine yönelik çeşitli öneriler de gündeme geldi. Toplantı kapsamında meclis üyeleri tarafından sunulan önergeler değerlendirilerek ilgili komisyonlara havale edildi.
“BU MESELE SİYASET ÜSTÜ BİR MESELDİR”
MHP Gölbaşı Belediye Meclis Üyesi ve Grup Başkanvekili Uğur Mirza, belediye meclisinin son oturumunda gündem dışı söz aldı. 5 Haziran Dünya Çevre Günü ve 5-10 Haziran Çevre Koruma Haftası kapsamında konuşan Mirza, çevre duyarlılığına dikkat çekti. Mirza konuşmasında şu ifadeleri kullandı: “Çevreyi korumak sadece özel günlerde yapılan açıklamalarla, afişlerle veya sosyal medya paylaşımlarıyla olmaz. Çevreyi korumak; tehlikeyi gördüğünüzde gereğini yapmakla, yapılan uyarıları dikkate almakla olur. Bundan tam iki yıl önce, 6 Haziran 2024 tarihinde burada yaptığım bir uyarı vardı. Mogan Gölü’ne ulaşan yağmur suyu deşarjlarıyla ilgili iddiaları gündeme getirmiştik. Gölbaşı’nın can damarı, Ankara’nın incisi olan Mogan Gölü’ne yoğun yağışlarla birlikte çamur, atık ve kirli sular taşınıyor olabileceğini ifade etmiş; bu konunun araştırılması ve doğruysa gerekli müdahalenin yapılması gerektiğini söylemiştik. Gölü kirletmek bir dakikalık iştir, ancak kurtarmak yıllar alır. Ne yazık ki o dönemde yaptığımız uyarılar dikkate alınmadı. Hatta burada itirazlarla da karşılaştık. Bugün ise duyarlı vatandaşlarımızın ve çevre gönüllülerimizin konuyu yeniden gündeme taşıması sayesinde Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığımız harekete geçti. Mogan Gölü’ne ulaşan kirli deşarjlar nedeniyle Ankara Büyükşehir Belediyesi’ne ceza kesildi. MHP olarak iki yıl önce yaptığımız uyarıların boşa olmadığını görüyoruz. Ancak bu mesele siyaset üstü bir meseledir. Buradan açıkça ifade ediyorum; bizim derdimiz ‘haklı çıktık’ demek değildir. Keşke haklı çıkmasaydık.”
“BİZLER BU MECLİSTE ALKIŞ ALMAK İÇİN DEĞİL, GÖLBAŞI’NIN SESİ OLMAK İÇİN BİRLİKTEYİZ”
Geçmiş Kurban Bayramı’nı kutlayan Mirza, konuşmasına şu sözlerle devam etti: “Bayram öncesinde kabristanlarımızın bakım ve onarımı vatandaşlarımız için büyük önem taşımaktadır. Yıllardır belediyemiz tarafından bu çalışmalar düzenli olarak yapılmaktadır. Ancak bu yıl dikkatimi çeken bir konuyu paylaşmak istiyorum. Yağlıpınar Mahallemizde bulunan mezarlıkta yabani ot temizliğinin yapılmadığını gördüm. İlk etapta çalışmaların henüz yetişmediğini düşündüm. Fakat daha sonra bazı mahallelerde de benzer çalışmaların gerçekleştirilmediğini öğrendim. Bizler bu mecliste alkış almak için değil, Gölbaşı’nın sesi olmak için bulunuyoruz. Amacımız eksikleri dile getirmek, vatandaşlarımızın taleplerini gündeme taşımak ve sorunların çözümüne katkı sunmaktır.” dedi.
“MOGAN GÖLÜ’NÜN KORUNMASI SİYASİ BİR MESELE DEĞİL, GELECEK NESİLLERE KARŞI SORUMLULUĞUMUZDUR”
AK Parti Gölbaşı Belediye Meclis Üyesi ve Grup Başkanvekili Ahmet Özbek, belediye meclisinin Haziran ayı toplantısında gündem dışı söz alarak Mogan Gölü’ndeki kirlilik iddialarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Özbek konuşmasında şu ifadelere yer verdi: “İki yıl önce Mogan Gölü’ne yağmur sularıyla birlikte çamur deşarj edilmesiyle ilgili önlem alınması gerektiği yönünde uyarılarda bulunmuştuk. Uyarılarımızı dikkate alan arkadaşlarımız da oldu, itiraz edenler de oldu. Bugün konumuz Ankara’mızın göz bebeği olan Mogan Gölü’dür. Bu eşsiz doğal mirasın korunması için yıllardır devletimizin kurumları, yerel yönetimlerimiz ve duyarlı vatandaşlarımız büyük mücadeleler vermiştir. Milyonlarca metreküp dip çamuru temizlenmiş, gölün yeniden hayat bulması için ciddi yatırımlar yapılmış ve büyük emekler harcanmıştır. Ancak bugün geldiğimiz noktada Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin kirli suları deşarj yöntemiyle Mogan Gölü’ne vermesi kabul edilemez bir durumdur. Bakanlığımız tarafından bu konuda defalarca uyarı yapılmış olmasına rağmen gerekli önlemlerin alınmamış olması hepimizi derinden üzmektedir. Bu sorumsuz yaklaşım nedeniyle Büyükşehir Belediyesi’ne son olarak 1 milyon 600 bin lira idari para cezası uygulanmıştır. Yıllardır temizlemek için mücadele verdiğimiz bir gölü yeniden çamura, kirliliğe ve çevre felaketine sürüklemeye kimsenin hakkı yoktur. Bizler AK Parti Grubu olarak il başkanımız, ilçe başkanımız ve milletvekillerimizle birlikte yıllardır Mogan Gölü’ne zarar gelmemesi için mücadele ettik. Sorunun çözümü adına tüm kurumlarımızla iş birliği içinde olduk, ortak çözüm yolları geliştirdik ve her konunun takipçisi olduk. Mogan Gölü’nün korunması siyasi bir mesele değil, gelecek nesillere karşı sorumluluğumuzdur. Ankara Büyükşehir Belediyesi’ni önce vicdana, ardından da sorumluluğa davet ediyorum. Çevreyi korumak, doğaya sahip çıkmak ve gelecek nesillere temiz bir miras bırakmak hepimizin ortak görevidir. Mogan Gölü sahipsiz değildir.” dedi.
“GENÇLERİMİZ, GÖLBAŞI’NIN GELECEĞİNİ VE VİZYONUNU OLUŞTURACAK EVLATLARIMIZDIR”
BBP Gölbaşı Belediye Meclis Üyesi Grup Başkanvekili Ali İhsan Güçlü, Gölbaşı Belediye Meclisi’nde yaptığı konuşmada eğitim, gençlik, istihdam, çevre ve ilçenin temel ihtiyaçlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Güçlü, “Gölbaşı’nda eğitim alanında önemli eksiklerimiz bulunuyor. İlçemizde bir tane bile Fen Lisesi’nin bulunmaması, başarılı öğrencilerimizin başka ilçelere gitmek zorunda kalmasına neden oluyor. Bu durum da ilçemizdeki eğitim seviyesini olumsuz etkileyen faktörlerden biri olarak karşımıza çıkıyor. Ayrıca özel eğitim anaokulunun bulunmaması da önemli bir eksikliktir. Bizler Gölbaşı halkının seçmiş olduğu meclis üyeleriyiz. Dolayısıyla halkımızın ve özellikle gençlerimizin eğitim ve sporla ilgili her türlü sorununu burada dile getirmek zorundayız. Meclis üyeleri olarak bize düşen görev, merkezi idare ile yerel yönetimler arasındaki siyasi ayrılıkları mümkün olduğunca tolere ederek sorunların çözümü noktasında yol ve yöntemler geliştirmektir. Bizler Gölbaşı’nın hak ettiği noktada olmadığını düşünüyoruz. Gençlerin eğitim meselesinin siyaset üstü bir konu olduğunu bir kez daha vurgulamak istiyoruz. Gençlerimiz, Gölbaşı’nın geleceğini ve vizyonunu oluşturacak evlatlarımızdır. Bu nedenle bu konuyu ısrarla dile getirmeye devam edeceğiz. Türkiye’nin ilk Uzay Tekno Kenti’nin, ODTÜ himayesinde Gölbaşı’nda 700 bin metrekarelik bir alanda kurulacağı belirtildi. Bunun yanında savunma sanayii alanında da ilçemizde çok ciddi yatırımlar yapılıyor. Meslek liselerimizi bu alanlara yönlendirecek çalıştaylar ve platformlar oluşturarak hem ailelerimizi hem de gençlerimizi bilinçlendirmekle mükellefiz. Türkiye’de 16 yıllık eğitimin ardından üniversite mezunu işsiz sayısını artırmış oluyoruz. Daha önce de önerge vermiştik. Gölbaşı’nda nisan ve mayıs aylarında meslek tanıtım fuarları düzenlenerek gençlerimizin meslek seçimleri konusunda bilinçlenmesi sağlanabilir. Bugün Türkiye’nin göz bebeği olan birçok firma Gölbaşı’nda faaliyet gösteriyor. Bu firmalarla iş birliği kurularak, 2027 yılının mart veya nisan ayında özel sektör ile kamu kurum ve kuruluşlarının koordinasyonunda kapsamlı bir meslek tanıtım fuarı düzenlenebilir. Bu konudaki umudumuzu yineliyoruz. Aylar önce verdiğimiz önergede de belirtmiştik; ‘Temizlik imandandır’ diyen bir inancın mensuplarıyız. Ana arter yolumuz üzerinde bulunan iki camimizin lavabo sorunu uzun zamandır konuşuluyor. Buralar belki doğrudan Gölbaşı Belediyesi’nin sorumluluk alanında olmayabilir ancak belediyemizin öncülük ederek bakım ve onarım çalışmalarının başlatılması için girişimde bulunmasını bekliyoruz. Gelecek nesillere Gölbaşımızı sağlıklı ve temiz bir şekilde teslim edebilmek için bugün hepimize önemli sorumluluklar düşüyor. Daha önce verdiğimiz önergelerimize hâlâ cevap alamadık. Devletin dili resmidir; olumlu ya da olumsuz her cevabın yazılı olarak iletilmesi gerektiğini bir kez daha hatırlatıyoruz.” dedi.
“DOĞAL GÖLLER NORMAL ŞARTLARDA TEMİZLENMEZ”
CHP Gölbaşı Belediye Meclis Üyesi Grup Başkanvekili Hüseyin Çakmak, meclis toplantısında Mogan Gölü’nün mevcut durumuna ilişkin değerlendirmelerde bulunarak gölü besleyen kaynakların korunması gerektiğini söyledi. CHP Gölbaşı Belediye Meclis Üyesi Grup Başkanvekili Hüseyin Çakmak, “Burada hepimizin amacı Gölbaşı’na hizmet etmektir. Gölümüz neden bu hale geldi? Yerelde de genelde de yaklaşık 25 yıldır ülkeyi yöneten AK Parti’dir. Gölbaşı Belediyemiz ve Devlet Su İşleri iş birliğiyle Mogan Gölü’nün bir kısmı temizlendi ancak bu yeterli değildir. Doğal göller normal şartlarda temizlenmez. Öncelikle gölü besleyen yatakların ve su kaynaklarının nereler olduğu incelenmelidir. Mogan’ı besleyen derelerimiz var. Bu derelerin çevresinde tarımsal faaliyetlerin sınırlandırılması gerekir. Tarım yapıldığında doğal olarak gübre kullanılıyor ve yağmur sularıyla birlikte bu maddeler göle taşınıyor. Bunun sonucunda hem yosunlar hem de kamışlar hızla çoğalıyor. Ayrıca kullanılan tarım ilaçları da göle karışarak ekosisteme zarar veriyor. Göl, doğal koşullar altında kendi kendini temizleyebilen bir yapıya sahiptir. Ancak Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek döneminde gölün etrafına taşlar konularak doğal yapısı büyük ölçüde değiştirildi. Şu anda göl kendisini temizleyemiyor.” dedi.
“ÜRETİCİ, FİYATLARIN REVİZE EDİLMESİ KONUSUNDA DESTEK BEKLİYOR”
CHP Gölbaşı Belediye Meclis Üyesi Naki Yükseker, meclis toplantısında CHP Grubu adına gündem dışı söz alarak, açıklanan arpa ve buğday alım fiyatlarının üreticilerin beklentilerini karşılamadığını belirtti ve fiyatların yeniden değerlendirilmesi çağrısında bulundu. Yükseker, “Tarım ve Orman Bakanlığımızın açıkladığı arpa ve buğday fiyatları var. Vatandaşlarımız, ‘Siz seçilmiş bir kişisiniz, sesimizi devlet büyüklerimize ve ilgili makamlara duyurun’ dediler. Ben de buradan sesleniyorum. Üreticilerimiz, buğday fiyatlarındaki artış oranının yüzde 22, arpadaki artış oranının ise yüzde 16 olduğunu ifade ediyor. Buna karşılık akaryakıtta yüzde 50, ekipman maliyetlerinde ise yüzde 60 oranında artış yaşandığını söylüyorlar. Devlet büyüklerimizden fiyatların revize edilmesi noktasında üreticilerimiz destek bekliyor. Ayrıca Ahmet Başkanımızın da bu taleplerin ilgili üst kurumlara iletilmesi konusunda yardımcı olmasını istiyoruz.” dedi.
“HAZİRAN; ÇEVRE, EMEK VE DAYANIŞMAYI HATIRLATAN BİR AYDIR”
CHP Gölbaşı Belediye Meclis Üyesi Aysel Kanber, Haziran ayı meclis konuşmasında çevre, emek, insan hakları ve toplumsal dayanışmaya dikkat çekerek önemli günler üzerinden değerlendirmelerde bulundu. Kanber: “Haziran ayı; çevreyi, emeği, çocukları, aileyi ve toplumsal dayanışmayı yeniden hatırlamamıza vesile olan önemli günleri içerisinde barındırmaktadır. 5 Haziran Dünya Çevre Günü, doğayı korumanın yalnızca çevresel bir sorumluluk değil, aynı zamanda gelecek nesillere karşı bir görev olduğunu bizlere bir kez daha hatırlatmaktadır. İklim değişikliği, kuraklık, çevre kirliliği ve doğal kaynakların azalması gibi sorunlar karşısında; çevreyi koruyan, sürdürülebilir yaşamı destekleyen ve yeşil alanları artıran politikaların önemi her geçen gün artmaktadır. Haziran ayı aynı zamanda kültür ve edebiyat dünyamız açısından da anlamlı bir aydır. Şiirleriyle özgürlüğü, barışı ve insan sevgisini dile getiren büyük şair Nazım Hikmet’i saygı ve özlemle anıyor, eserlerinin kuşaklar boyunca yaşamaya devam edeceğine inanıyorum.12 Haziran Dünya Çocuk İşçiliğiyle Mücadele Günü ise hepimize önemli bir sorumluluğu hatırlatmaktadır. Çocuklarımızın yeri çalışma hayatının ağır koşulları değil; eğitim yuvaları, oyun alanları ve umutla kurdukları geleceklerdir. Hiçbir çocuk ekonomik zorluklar nedeniyle eğitim hakkından, çocukluğundan ve hayallerinden mahrum kalmamalıdır. Haziran ayı içerisinde kutlanacak Babalar Günü vesilesiyle de ailesi için emek veren, fedakârlık gösteren tüm babaların Babalar Günü’nü kutluyor; aramızdan ayrılan babalarımızı rahmet ve saygıyla anıyorum. 15-16 Haziran 1970’te yaşanan olaylar, çalışma hayatı ve sendikal haklar konusundaki tartışmaların toplumda ne denli güçlü bir karşılık bulduğunu göstermiştir. Aradan geçen yıllara rağmen emeğin değeri, örgütlenme özgürlüğü, adil çalışma koşulları ve sosyal adalet arayışı güncelliğini korumaktadır. 15 Haziran Dünya Yaşlı İstismarı Farkındalık Günü, yaşlılarımızın yaşam koşullarını ve karşılaştıkları sorunları yeniden düşünmemiz gerektiğini hatırlatmaktadır. Yaşlılarımız yalnızca geçmişimizin tanıkları değil, aynı zamanda toplumsal hafızamızın en değerli taşıyıcılarıdır. 20 Haziran Dünya Mülteciler Günü ise bizlere dayanışmanın, insan haklarının ve barışın önemini hatırlatmaktadır. Dünyanın neresinde olursa olsun savaşların, yoksulluğun ve zorunlu göçlerin sona erdiği bir gelecek, hepimizin ortak temennisidir.” ifadelerini kullandı.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
