‘Dünden Bugüne Gölbaşı” Gölbaşı’nda Cevdet Kara’lı yıllar

GÖLBAŞI (İHA) - İhlas Haber Ajansı | 06.03.2017 - 11:32, Güncelleme: 06.03.2017 - 11:32
 

‘Dünden Bugüne Gölbaşı” Gölbaşı’nda Cevdet Kara’lı yıllar

1999 SEÇİMLERİ VE YAŞANANLAR

Haber: Çiğdem Şirin   Belediye Başkanlarının Gölbaşı’na yapmış olduğu hizmetleri ve o dönemlerde yaşadıkları sıkıntıları kaleme aldığımız ‘Dünden Bugüne Gölbaşı’ yazı dizinin bir diğer konuğu Dr. Cevdet Kara. Genel ve yerel seçimlerin bir arada yapıldığı 1999 yılı seçimlerinde neler yaşandı? Dr. Cevdet Kara görevi süresince hangi hizmetlere imza attı? Ne gibi sıkıntılar yaşadı? Yazı dizininde bu sorulara yanıt arayacağız. Gölbaşı’nın en çekişmeli seçimleri arasında yer alan 1999 yılı seçimlerinde sandıktan zaferle çıkan ve 1999-2004 yılları arasında Gölbaşı Belediye Başkanlığı yapan Dr. Cevdet Kara ile geçmişi ve bugünü konuştuk.   1944 Çaykara doğumlu olan Kara, 1974 yılında Gölbaşı Bayrak Garnizonluğu’nda askerliğini yaptıktan sonra Gölbaşı’ndan bir daha hiç ayrılmadı. Gölbaşı’nın sevilen ve sayılan simalarından olan Kara, özel muayenesini 1991 yılına kadar açık tuttu.  Sabah 8 akşam 5 mesai anlayışından çok uzakta neredeyse günün 24 saati çalışarak mesleğini icra eden Kara, sağlık alanında adeta Gölbaşılıların kurtarıcısı oldu. Parmağına toplu iğne batan Dr. Cevdet Kara’nın kapısını çaldı. Hiçbir hastasını geri çevirmeyen Kara, çoğu zaman hastalarından para almadı; hatta parası olmayan, durumu kötü olan hastaların ilaç paralarını bile cebinden ödedi. Gölbaşılılar, tam bir halk adamı profili çizen Kara’yı cadde ve sokaklarda fötr şapkasıyla, yahut kalpağı ile gezerken, ya da bir hastasına yetişirken görürdü hep. Boş zamanlarında bahçe işleri ile uğraşan Dr. Cevdet Kara’nın en büyük tutkusu ise antikalar. Saat koleksiyonunu bilmeyen yoktur sanırım. Halkla iç içe olmayı seven Dr. Cevdet Kara hala sağlık alanında hizmetlerine de devam ediyor.  Siyasetle ilgilenen ancak aktif olarak siyasetin içerisinde yer alamayan Cevdet Kara’nın 1999 yılı seçimlerinde siyasetle yolu kesişiyor. Devrim niteliğinde bir seçim… Yıl 1999 Genel ve yerel seçimlerin bir arada yapıldığı 1999 yılı seçimleri hafızalardan silinmeyecek bir seçim olmuştu. Gölbaşı’nın en çekişmeli seçimleri arasında yerini alan 1999 yılı seçimleri bir devrim niteliğindeydi. Mümtaz Sarıtaş, N.Kemal Doğan, A. Nasır Haşlak, Mehmet Atak, Cevdet Kara, Ahmet Çavdar, Nazmiye Halvaşi, Necati Koçak, İsa Ömercan ve birçok isim siyaset sahnesindeydi. Adaylar sahaya iniyor, televizyon programlarına çıkıyor bir bir yapacakları hizmetleri ve Gölbaşı’nın sorunlarına nasıl çözüm bulacaklarını anlatıyordu. Mitingler, toplantılar, gövde gösterileri ile kızışan 1999 seçimlerinde sandıktan kim çıkacaktı? Herkes bu sorunun cevabını bekliyordu.  Genel anlamda Mehmet Atak, Namık Kemal Doğan ve Mümtaz Sarıtaş’ın sandıktan çıkabileceği düşüncesi hâkimdi. Her aday kendinden emin bir şekilde çalışmalarına devam ediyor, seçmene projelerini anlatıyordu. MHP adayı Dr. Cevdet Kara kısıtlı imkânlarına rağmen çalışmalarını sürdürüyordu. MHP’nin duayeni Necati Koçak’ın ve ülkücü gençliğin desteğini de arkasına alan Dr. Cevdet Kara, hiç kimsenin beklemediği bir sürprize imza attı ve sandıktan zaferle çıktı. Genel Merkezlerin ısrarları sonrasında aday olmayı kabul eden Kara, 8 adayın yarıştığı bu seçimlerden 300 oy farkla sandıktan galip çıktı.  Oldukça çekişmeli geçen seçimlerde Cevdet Kara (MHP) 3.257, Nasır Haşlak (FP) 2.957, Nazmiye Halvaşi (CHP ) 2.468, Namık Kemal Doğan (DYP )2.044, Mümtaz Sarıtaş (DTP) 1.845, İsa Ömercan (ANAP )1.845, Ahmet Çavdar (DSP )931, Osman Kurt (BBP )636, LDP: 366, ÖDP: 87, İP: 10 oy aldı. Belediye başkanlığı hevesi, milletvekilliğinden etti Seçimlerin tek şaşırtan noktası bu değildi elbet. 1999 seçimlerde en büyük kaybı Ahmet Çavdar yaşadı. 1999 genel seçimlerini Karaoğlan lakaplı Başbakan rahmetli Bülent Ecevit kazanmış, Ankara milletvekili olma hakkını elinin tersi ile geri çeviren ve yerel siyasete soyunan Çavdar, belediye başkanı olma hevesi uğruna 3.sıra (DSP Ankara I. Bölgeden 6 milletvekili çıkarmıştı.) teklif edilmesine rağmen kabul etmemiş ve milletvekili olma şansını da kaybetmişti.  Çavdar gibi birçok aday şaşkındı ama bu sonucu değiştirmiyordu. Diğer adaylar gibi siyasette çok aktif yer almayan ama 7’den 70’e herkesin yakından tanıdığı ve sevdiği bir isim olan Dr. Cevdet Kara artık Gölbaşı’nın yeni Belediye Başkanıydı. Bir dönem Gölbaşı Belediye Başkanlığı yapan Dr. Cevdet Kara ile o günleri ve yaşadığı anıları konuştuk. 1944 yılında Çaykara kazasının Taşçılar köyünde dünyaya gelen Cevdet Kara, ilkokulu aynı köyde, Ortaokulu da Çaykara Ortaokulunda 1959 yılında bitirdi.  1962-1963 yılları arasında Trabzon Lisesi’nde tahsilini tamamlayan Kara’nın üniversite yılları ise İstanbul’da geçti. 1969 yılında İstanbul Üniversitesi Cerrah Paşa Tıp Fakültesi’nin ilk mezunlarından olan Kara, sırası ile Giresun Tirebolu sağlık merkezi ondan sonra da Rize merkezde Sağlık Ocağında 3 yıl görev yaptı.  1974 yılında askerliğini Ankara Gölbaşı Bayrak Garnizonu’nda tamamlayan Kara, Gölbaşı’nda özel muayene açarak 1991 yılına kadar çalışmalarını sürdürdü. 1991’de Başbakanlık Merkez binada tam teşkilatlı olarak kurulan sağlık biriminde görev aldı.   Başkanım bize biraz gençlik yıllarınızdan bahseder misiniz? O dönemlerde siyasete ilginiz var mıydı? Bizim zamanımız “68 kuşağı” olarak bilinir. O dönemde Türkiye’de sol hareketler ve sağ hareketler vardı. Eğer sağ sol ayrımı varsa benim yerim o dönem sağ cenahtaydı. Tabii ki zorlu bir dönemdi, Anadolu’nun ücra köşelerinden buralara tahsil için geldim. Burada birtakım fikir akımlarına kapılıp hayatımı karartmak için gelmedim. Zorlu günler geçirdim, o zamanlar sağ görüşün fikir adamlarından Necip Fazıl Kısakürek, Mümtaz Turhan, Nurettin Topçu ve sonradan da Necmettin Erbakan gibi isimlerden örnek alarak benim de çalışmalarım başladı. O dönem bir devrim oldu ve mevcut hadiseler 12 Eylüle kadar sürdü. 12 Eylülün nasıl sonuçlara yol açtığını, o kuşağın nesilleri iyi biliyor. Ancak ne olursa olsun insanları ötekileştirmeden, konuşarak,  fikirlerini anlatarak ve gerçekçi olarak mücadele yapılması gerektiğini düşünüyorum. Yapacağınız çalışma bu değerlerden ne kadar uzaklaşırsa bu çalışma, çok şiddetli ve bir o kadar zararlı olur. Bunu bugünkü siyasi durumdan da görüyoruz ve ben bunu asla tasvip etmiyorum. Mutlaka ayrı görüşler ve ayrı düşünceler olacak ancak bu düşünceler insanları ayrıştırmadan yapılmalı. Öğrencilere, derneklerde lider durumunda olan insanlara her zaman şunu söylerim “Ne bu düşünceye ölesiye bağlı kalın ne de karşıt fikri yerin dibine sokacak şekilde ağır ithamlarla eleştirin. Bu sizin yararınıza olacak bir şey değildir.”  Bu tarz şeyleri görüyorum, bugün bir zümre, bir topluluk için kendini feda edecek insanlar var, bu çok yanlış bir düşünce, bu düşüncenin kimseye bir faydası yok. Bizim İslami bir tarafımız da var, Müslüman insana bu kadar hakaretler bu kadar yanlış işler yakışmıyor. Farklı düşünceler olmasa farklı farklı partiler olmazdı. Tek parti olurdu.   Gölbaşı’nda askerlik görevini yaptıktan sonra burada kalmaya nasıl karar verdiniz? Gölbaşı’nda kalmaya mecburdum, Bayrak Garnizonu bildiğiniz gibi Çerkez Höyük Köyünün yakınında bir yerdedir. Karadeniz Hava Kuvvetleri İstihbarat Merkeziydi Bayrak Garnizonu. Burada ben Yedek Subay olarak görevimi yerine getirdim. Ailemden çok büyük varlıkla gelen bir insan değilim, o zaman subay maaşımla Gölbaşı’nda Cemal Gürsel caddesinde kiraladığım bir evde oturdum. Askerlik görevimden sonrada buradan hiç ayrılmadım. Halen Gölbaşı insanıyla birlikteyiz, beraberiz hala insanlar sokakta, caddede nerede olursa olsun benden yardım isterler, onları anlıyorum. Demek ki ihtiyaçları var ve beni kendilerine yakın görüyorlar. Ben de elimden geldiğince yardımcı olmaya çalışıyorum.   1999 seçimleri… 1999 seçimleri çok çekişmeli geçti, bize biraz o günlerden bahseder misiniz? Aday olmaya nasıl karar verdiniz? 1999’da malum seçim dönemi. O dönemde Gölbaşı Belediye Başkanlığı seçimine çetin bir yarışma ile girdik ve nasip kısmet o idi ki Gölbaşı Belediye Başkanı olduk. Benim illa ben idareci olayım siyasete atılayım diye bir hesabım yoktu ısrarcı olundu. Parti ile ilişkim vardı. Ben ülkü ocaklarından yetişmiş birisi değilim ama Türk milliyetçisi olarak lise yıllarından başlayan bir serüvenim vardı. O yıllarda fikir ve düşünce olarak benimsediğimiz Türk Milliyetçiliğini daima gönlümüzde yaşattık. Kısmette demek ki vardı. Fili siyasete de bu Gölbaşı Belediye Başkanlığı nedeni ile atılmış olduk. Partiden bana teklifler geldi. Birazda ısrarcı oldular, burada kazanabileceğim söylendi. Yaptığım meslek sayesinde insanlarla daha derin bir samimiyet kurdum. Kazanma konusunda zorluk çekmedim. Çok uzun bir maraton da geçirmedim. İnsanların sevgisi, benim burada verdiğim hizmetlerinde bir karşılığı olarak diyelim o güveni sağlamıştım. Belediye Başkanı oldum. Seçim döneminde sürecin medeni bir şekilde ilerlemesi için tedbirler aldım, içinde hadiseler bulunan, kavgalı gürültülü bir seçim dönemi de olmadı. Maddi imkânlarımız çok iyi olmasa da imkanlar el verdiğince bir çalışma yürüttük, kapı kapı dolaşıp derdimizi anlattık. Seçim dönemiyle ilgili bir anımı anlatmak istiyorum. Seçimden bir gün önce mutlaka bir araba konvoyu yapılırdı, bu konvoylar meşhurdu. Bugün saat kulesinin bulunduğu alanda konvoy için toplanmıştık ancak arabamız olmadığı gibi arabası olan vatandaşların yakıt masrafını karşılayacak paramız da yoktu. Biz de çözüm olarak 150, 200 kişilik katılım yapan toplulukla Cemal Gürsel caddesinin paralelinde askeri bir tempo ile yürüdük, Konya yoluna kadar yürüyüşümüzü sürdürdük ve burada “Allahaısmarladık” deyip yürüyüşümüzü bitirdik. Eski Belediye Başkanı arkadaşlarımızdan Sayın Mümtaz Sarıtaş yürüyüş yaptığımız kalabalığı olduğundan kalabalık görmüş olacak ki “bunlar seçimi aldılar” dedi. Biz bu şartlarda seçim kampanyası yürüttük. Seçim döneminin medenice geçmiş olmasından dolayı mutluyum, Gölbaşı’na hizmet etmiş olan herkese saygı duyarım. Başkanım  ilk icraatınız tuvalet oldu. Bu Gölbaşı’nda hala çok konuşuluyor. Neden önce tuvalet?  “Dr. Cevdet Kara Gölbaşı’na hizmet olarak sadece bir tuvalet yaptırdı.” Bu söz nereden geliyor anlatayım. Seçim dönemlerinde yerel televizyonlarda, toplantı olan yerlerde çeşitli tartışmalar olur. Bir televizyon programında yayına çıkmak için sıramı beklerken eski siyasetçi arkadaşlarımızdan Mehmet Atak ile karşılaştık, Mehmet Atak kardeşimizin iki elinde dosyalar vardı, Mehmet’ e sordum bu dosyaların ne dosyası olduğunu, bana dosyaların Gölbaşı’nın plan ve projeleri olduğunu söyledi. Mehmet’e cevap olarak Gölbaşı’nda henüz bir tuvaletin bile bulunmadığını söyledim ve seçimde göreve gelirsem ilk iş olarak o tuvaleti yaptıracağımın sözünü verdim. Tuvalet deyip geçmemek lazım, Gölbaşı olarak sıradan bir Anadolu kasabası değiliz. Bunu daha önceki yönetimleri suçlamak için söylemiyorum ancak, insanların en tabii ihtiyacını karşılayacakları bu hizmetin daha önce yapılmamış olması bizim ayıbımızdır. Gölbaşı şimdi büyük bir yer o dönemde köy olarak nitelendirilebilirdi. Birde o dönemde şuan tuvaletin olduğu yerde oturan eski bir posta müdürü arkadaşımız benimle konuşarak, bir ricada bulundu. O dönem orada duran otobüslerden inen vatandaşların ihtiyaçlarını postacı arkadaşımızın oturduğu lojmanın yanında karşıladığını ve bu durumdan rahatsız olduğunu belirtti. Seçilirsem oraya bir tuvalet yaptıracağımın sözünü aldı. Ben de ilk iş olarak oraya ücretsiz bir tuvalet açtım. 1999 yılı zorlu bir dönemdi. Bunun sıkıntılarını yaşadınız mı? 57’inci hükümet dönemiydi. Oldukça sıkıntılı bir dönem, zorlu bir koalisyon dönemiydi. Koalisyonlar kolay işler değil o koalisyon döneminde ayrıca bir talihsizlik de oldu. Türkiye büyük bir deprem dönemi yaşadı. Yalova Adapazarı depremi sonrası ülke ekonomik olarak sıkıntılar yaşadı.  Maddi yönden büyük sıkıntılar çektik. Hazırladığımız planlar, projeler, çalışmalar hep o zorlukların gölgesi altında devam etti. Buna rağmen Gölbaşı’nın bazı temel konularına, temel sorunlarına yön verdim ve o yön keşke benim koyduğum düstur ve prensipler dâhilinde yürüseydi. Bugün büyük çapta Gölbaşı’nın temel sorunları çözülürdü. Gölbaşı Belediye Eski Başkanı Dr. Cevdet Kara’nın yaptığı hizmetler ve çalışmalar bir sonraki sayımızda…      
1999 SEÇİMLERİ VE YAŞANANLAR

Haber: Çiğdem Şirin

 

Belediye Başkanlarının Gölbaşı’na yapmış olduğu hizmetleri ve o dönemlerde yaşadıkları sıkıntıları kaleme aldığımız ‘Dünden Bugüne Gölbaşı’ yazı dizinin bir diğer konuğu Dr. Cevdet Kara. Genel ve yerel seçimlerin bir arada yapıldığı 1999 yılı seçimlerinde neler yaşandı? Dr. Cevdet Kara görevi süresince hangi hizmetlere imza attı? Ne gibi sıkıntılar yaşadı? Yazı dizininde bu sorulara yanıt arayacağız.

Gölbaşı’nın en çekişmeli seçimleri arasında yer alan 1999 yılı seçimlerinde sandıktan zaferle çıkan ve 1999-2004 yılları arasında Gölbaşı Belediye Başkanlığı yapan Dr. Cevdet Kara ile geçmişi ve bugünü konuştuk.  

1944 Çaykara doğumlu olan Kara, 1974 yılında Gölbaşı Bayrak Garnizonluğu’nda askerliğini yaptıktan sonra Gölbaşı’ndan bir daha hiç ayrılmadı.

Gölbaşı’nın sevilen ve sayılan simalarından olan Kara, özel muayenesini 1991 yılına kadar açık tuttu.  Sabah 8 akşam 5 mesai anlayışından çok uzakta neredeyse günün 24 saati çalışarak mesleğini icra eden Kara, sağlık alanında adeta Gölbaşılıların kurtarıcısı oldu. Parmağına toplu iğne batan Dr. Cevdet Kara’nın kapısını çaldı. Hiçbir hastasını geri çevirmeyen Kara, çoğu zaman hastalarından para almadı; hatta parası olmayan, durumu kötü olan hastaların ilaç paralarını bile cebinden ödedi. Gölbaşılılar, tam bir halk adamı profili çizen Kara’yı cadde ve sokaklarda fötr şapkasıyla, yahut kalpağı ile gezerken, ya da bir hastasına yetişirken görürdü hep. Boş zamanlarında bahçe işleri ile uğraşan Dr. Cevdet Kara’nın en büyük tutkusu ise antikalar. Saat koleksiyonunu bilmeyen yoktur sanırım. Halkla iç içe olmayı seven Dr. Cevdet Kara hala sağlık alanında hizmetlerine de devam ediyor. 

Siyasetle ilgilenen ancak aktif olarak siyasetin içerisinde yer alamayan Cevdet Kara’nın 1999 yılı seçimlerinde siyasetle yolu kesişiyor.

Devrim niteliğinde bir seçim… Yıl 1999

Genel ve yerel seçimlerin bir arada yapıldığı 1999 yılı seçimleri hafızalardan silinmeyecek bir seçim olmuştu. Gölbaşı’nın en çekişmeli seçimleri arasında yerini alan 1999 yılı seçimleri bir devrim niteliğindeydi. Mümtaz Sarıtaş, N.Kemal Doğan, A. Nasır Haşlak, Mehmet Atak, Cevdet Kara, Ahmet Çavdar, Nazmiye Halvaşi, Necati Koçak, İsa Ömercan ve birçok isim siyaset sahnesindeydi. Adaylar sahaya iniyor, televizyon programlarına çıkıyor bir bir yapacakları hizmetleri ve Gölbaşı’nın sorunlarına nasıl çözüm bulacaklarını anlatıyordu.

Mitingler, toplantılar, gövde gösterileri ile kızışan 1999 seçimlerinde sandıktan kim çıkacaktı? Herkes bu sorunun cevabını bekliyordu.  Genel anlamda Mehmet Atak, Namık Kemal Doğan ve Mümtaz Sarıtaş’ın sandıktan çıkabileceği düşüncesi hâkimdi. Her aday kendinden emin bir şekilde çalışmalarına devam ediyor, seçmene projelerini anlatıyordu. MHP adayı Dr. Cevdet Kara kısıtlı imkânlarına rağmen çalışmalarını sürdürüyordu. MHP’nin duayeni Necati Koçak’ın ve ülkücü gençliğin desteğini de arkasına alan Dr. Cevdet Kara, hiç kimsenin beklemediği bir sürprize imza attı ve sandıktan zaferle çıktı.

Genel Merkezlerin ısrarları sonrasında aday olmayı kabul eden Kara, 8 adayın yarıştığı bu seçimlerden 300 oy farkla sandıktan galip çıktı.  Oldukça çekişmeli geçen seçimlerde Cevdet Kara (MHP) 3.257, Nasır Haşlak (FP) 2.957, Nazmiye Halvaşi (CHP ) 2.468, Namık Kemal Doğan (DYP )2.044, Mümtaz Sarıtaş (DTP) 1.845, İsa Ömercan (ANAP )1.845, Ahmet Çavdar (DSP )931, Osman Kurt (BBP )636, LDP: 366, ÖDP: 87, İP: 10 oy aldı.

Belediye başkanlığı hevesi, milletvekilliğinden etti

Seçimlerin tek şaşırtan noktası bu değildi elbet. 1999 seçimlerde en büyük kaybı Ahmet Çavdar yaşadı. 1999 genel seçimlerini Karaoğlan lakaplı Başbakan rahmetli Bülent Ecevit kazanmış, Ankara milletvekili olma hakkını elinin tersi ile geri çeviren ve yerel siyasete soyunan Çavdar, belediye başkanı olma hevesi uğruna 3.sıra (DSP Ankara I. Bölgeden 6 milletvekili çıkarmıştı.) teklif edilmesine rağmen kabul etmemiş ve milletvekili olma şansını da kaybetmişti. 

Çavdar gibi birçok aday şaşkındı ama bu sonucu değiştirmiyordu. Diğer adaylar gibi siyasette çok aktif yer almayan ama 7’den 70’e herkesin yakından tanıdığı ve sevdiği bir isim olan Dr. Cevdet Kara artık Gölbaşı’nın yeni Belediye Başkanıydı.

Bir dönem Gölbaşı Belediye Başkanlığı yapan Dr. Cevdet Kara ile o günleri ve yaşadığı anıları konuştuk.

1944 yılında Çaykara kazasının Taşçılar köyünde dünyaya gelen Cevdet Kara, ilkokulu aynı köyde, Ortaokulu da Çaykara Ortaokulunda 1959 yılında bitirdi.  1962-1963 yılları arasında Trabzon Lisesi’nde tahsilini tamamlayan Kara’nın üniversite yılları ise İstanbul’da geçti. 1969 yılında İstanbul Üniversitesi Cerrah Paşa Tıp Fakültesi’nin ilk mezunlarından olan Kara, sırası ile Giresun Tirebolu sağlık merkezi ondan sonra da Rize merkezde Sağlık Ocağında 3 yıl görev yaptı.  1974 yılında askerliğini Ankara Gölbaşı Bayrak Garnizonu’nda tamamlayan Kara, Gölbaşı’nda özel muayene açarak 1991 yılına kadar çalışmalarını sürdürdü. 1991’de Başbakanlık Merkez binada tam teşkilatlı olarak kurulan sağlık biriminde görev aldı.

 

Başkanım bize biraz gençlik yıllarınızdan bahseder misiniz? O dönemlerde siyasete ilginiz var mıydı?

Bizim zamanımız “68 kuşağı” olarak bilinir. O dönemde Türkiye’de sol hareketler ve sağ hareketler vardı. Eğer sağ sol ayrımı varsa benim yerim o dönem sağ cenahtaydı. Tabii ki zorlu bir dönemdi, Anadolu’nun ücra köşelerinden buralara tahsil için geldim. Burada birtakım fikir akımlarına kapılıp hayatımı karartmak için gelmedim. Zorlu günler geçirdim, o zamanlar sağ görüşün fikir adamlarından Necip Fazıl Kısakürek, Mümtaz Turhan, Nurettin Topçu ve sonradan da Necmettin Erbakan gibi isimlerden örnek alarak benim de çalışmalarım başladı. O dönem bir devrim oldu ve mevcut hadiseler 12 Eylüle kadar sürdü. 12 Eylülün nasıl sonuçlara yol açtığını, o kuşağın nesilleri iyi biliyor. Ancak ne olursa olsun insanları ötekileştirmeden, konuşarak,  fikirlerini anlatarak ve gerçekçi olarak mücadele yapılması gerektiğini düşünüyorum. Yapacağınız çalışma bu değerlerden ne kadar uzaklaşırsa bu çalışma, çok şiddetli ve bir o kadar zararlı olur. Bunu bugünkü siyasi durumdan da görüyoruz ve ben bunu asla tasvip etmiyorum. Mutlaka ayrı görüşler ve ayrı düşünceler olacak ancak bu düşünceler insanları ayrıştırmadan yapılmalı. Öğrencilere, derneklerde lider durumunda olan insanlara her zaman şunu söylerim “Ne bu düşünceye ölesiye bağlı kalın ne de karşıt fikri yerin dibine sokacak şekilde ağır ithamlarla eleştirin. Bu sizin yararınıza olacak bir şey değildir.”  Bu tarz şeyleri görüyorum, bugün bir zümre, bir topluluk için kendini feda edecek insanlar var, bu çok yanlış bir düşünce, bu düşüncenin kimseye bir faydası yok. Bizim İslami bir tarafımız da var, Müslüman insana bu kadar hakaretler bu kadar yanlış işler yakışmıyor. Farklı düşünceler olmasa farklı farklı partiler olmazdı. Tek parti olurdu.

 

Gölbaşı’nda askerlik görevini yaptıktan sonra burada kalmaya nasıl karar verdiniz?

Gölbaşı’nda kalmaya mecburdum, Bayrak Garnizonu bildiğiniz gibi Çerkez Höyük Köyünün yakınında bir yerdedir. Karadeniz Hava Kuvvetleri İstihbarat Merkeziydi Bayrak Garnizonu. Burada ben Yedek Subay olarak görevimi yerine getirdim. Ailemden çok büyük varlıkla gelen bir insan değilim, o zaman subay maaşımla Gölbaşı’nda Cemal Gürsel caddesinde kiraladığım bir evde oturdum. Askerlik görevimden sonrada buradan hiç ayrılmadım. Halen Gölbaşı insanıyla birlikteyiz, beraberiz hala insanlar sokakta, caddede nerede olursa olsun benden yardım isterler, onları anlıyorum. Demek ki ihtiyaçları var ve beni kendilerine yakın görüyorlar. Ben de elimden geldiğince yardımcı olmaya çalışıyorum.  

1999 seçimleri…

1999 seçimleri çok çekişmeli geçti, bize biraz o günlerden bahseder misiniz? Aday olmaya nasıl karar verdiniz?

1999’da malum seçim dönemi. O dönemde Gölbaşı Belediye Başkanlığı seçimine çetin bir yarışma ile girdik ve nasip kısmet o idi ki Gölbaşı Belediye Başkanı olduk. Benim illa ben idareci olayım siyasete atılayım diye bir hesabım yoktu ısrarcı olundu. Parti ile ilişkim vardı. Ben ülkü ocaklarından yetişmiş birisi değilim ama Türk milliyetçisi olarak lise yıllarından başlayan bir serüvenim vardı. O yıllarda fikir ve düşünce olarak benimsediğimiz Türk Milliyetçiliğini daima gönlümüzde yaşattık. Kısmette demek ki vardı. Fili siyasete de bu Gölbaşı Belediye Başkanlığı nedeni ile atılmış olduk. Partiden bana teklifler geldi. Birazda ısrarcı oldular, burada kazanabileceğim söylendi. Yaptığım meslek sayesinde insanlarla daha derin bir samimiyet kurdum. Kazanma konusunda zorluk çekmedim. Çok uzun bir maraton da geçirmedim. İnsanların sevgisi, benim burada verdiğim hizmetlerinde bir karşılığı olarak diyelim o güveni sağlamıştım. Belediye Başkanı oldum.

Seçim döneminde sürecin medeni bir şekilde ilerlemesi için tedbirler aldım, içinde hadiseler bulunan, kavgalı gürültülü bir seçim dönemi de olmadı. Maddi imkânlarımız çok iyi olmasa da imkanlar el verdiğince bir çalışma yürüttük, kapı kapı dolaşıp derdimizi anlattık.

Seçim dönemiyle ilgili bir anımı anlatmak istiyorum. Seçimden bir gün önce mutlaka bir araba konvoyu yapılırdı, bu konvoylar meşhurdu. Bugün saat kulesinin bulunduğu alanda konvoy için toplanmıştık ancak arabamız olmadığı gibi arabası olan vatandaşların yakıt masrafını karşılayacak paramız da yoktu. Biz de çözüm olarak 150, 200 kişilik katılım yapan toplulukla Cemal Gürsel caddesinin paralelinde askeri bir tempo ile yürüdük, Konya yoluna kadar yürüyüşümüzü sürdürdük ve burada “Allahaısmarladık” deyip yürüyüşümüzü bitirdik. Eski Belediye Başkanı arkadaşlarımızdan Sayın Mümtaz Sarıtaş yürüyüş yaptığımız kalabalığı olduğundan kalabalık görmüş olacak ki “bunlar seçimi aldılar” dedi. Biz bu şartlarda seçim kampanyası yürüttük. Seçim döneminin medenice geçmiş olmasından dolayı mutluyum, Gölbaşı’na hizmet etmiş olan herkese saygı duyarım.

Başkanım  ilk icraatınız tuvalet oldu. Bu Gölbaşı’nda hala çok konuşuluyor. Neden önce tuvalet?

 “Dr. Cevdet Kara Gölbaşı’na hizmet olarak sadece bir tuvalet yaptırdı.” Bu söz nereden geliyor anlatayım. Seçim dönemlerinde yerel televizyonlarda, toplantı olan yerlerde çeşitli tartışmalar olur. Bir televizyon programında yayına çıkmak için sıramı beklerken eski siyasetçi arkadaşlarımızdan Mehmet Atak ile karşılaştık, Mehmet Atak kardeşimizin iki elinde dosyalar vardı, Mehmet’ e sordum bu dosyaların ne dosyası olduğunu, bana dosyaların Gölbaşı’nın plan ve projeleri olduğunu söyledi. Mehmet’e cevap olarak Gölbaşı’nda henüz bir tuvaletin bile bulunmadığını söyledim ve seçimde göreve gelirsem ilk iş olarak o tuvaleti yaptıracağımın sözünü verdim. Tuvalet deyip geçmemek lazım, Gölbaşı olarak sıradan bir Anadolu kasabası değiliz. Bunu daha önceki yönetimleri suçlamak için söylemiyorum ancak, insanların en tabii ihtiyacını karşılayacakları bu hizmetin daha önce yapılmamış olması bizim ayıbımızdır. Gölbaşı şimdi büyük bir yer o dönemde köy olarak nitelendirilebilirdi.

Birde o dönemde şuan tuvaletin olduğu yerde oturan eski bir posta müdürü arkadaşımız benimle konuşarak, bir ricada bulundu. O dönem orada duran otobüslerden inen vatandaşların ihtiyaçlarını postacı arkadaşımızın oturduğu lojmanın yanında karşıladığını ve bu durumdan rahatsız olduğunu belirtti. Seçilirsem oraya bir tuvalet yaptıracağımın sözünü aldı. Ben de ilk iş olarak oraya ücretsiz bir tuvalet açtım.

1999 yılı zorlu bir dönemdi. Bunun sıkıntılarını yaşadınız mı?

57’inci hükümet dönemiydi. Oldukça sıkıntılı bir dönem, zorlu bir koalisyon dönemiydi. Koalisyonlar kolay işler değil o koalisyon döneminde ayrıca bir talihsizlik de oldu. Türkiye büyük bir deprem dönemi yaşadı. Yalova Adapazarı depremi sonrası ülke ekonomik olarak sıkıntılar yaşadı.  Maddi yönden büyük sıkıntılar çektik. Hazırladığımız planlar, projeler, çalışmalar hep o zorlukların gölgesi altında devam etti. Buna rağmen Gölbaşı’nın bazı temel konularına, temel sorunlarına yön verdim ve o yön keşke benim koyduğum düstur ve prensipler dâhilinde yürüseydi. Bugün büyük çapta Gölbaşı’nın temel sorunları çözülürdü.

Gölbaşı Belediye Eski Başkanı Dr. Cevdet Kara’nın yaptığı hizmetler ve çalışmalar bir sonraki sayımızda…

 

 

 

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve golhaber.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.