Sitenin solunda giydirme reklamı denemesidir
Sitenin sağında bir giydirme reklam
GÖLBAŞI Haber Girişi: 30.12.2021 - 12:56, Güncelleme: 30.12.2021 - 12:56

AVUKATINIZ DİYOR Kİ... SEMA AKA

 

AVUKATINIZ DİYOR Kİ... SEMA AKA

Çekin süresinde ibraz edilmemesinin sonuçları
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nu ile 5941 sayılı Çek Kanunu ve bu kanun uyarınca çıkarılan tebliğlerle düzenlenen bir kıymetli evrak olan çek ticari hayatta vazgeçilmez bir ödeme aracıdır. Bu kapsamda çek oluşturulduğunda kanunda belirlenen süreler içerisinde ibraz edilmesi ve süresinde çekin ibraz edilememesinin sonuçları ticaret hukukunda alacaklının haklarının korunması adına en önemli meselelerdendir. 1. ÇEKİN İBRAZI Çek ile ödeme sisteminde genel olarak keşideci (düzenleyen), muhattap (banka) ve hamil (alacaklı) olmak üzere 3 yapı bulunur. Bu ödeme sisteminde banka ve düzenleyen arasında çek anlaşması düzenlenir, bu anlaşmaya göre düzenleyen kişi ödenmesi gereken borcunu çek aracılığı ile bankaya devreder ve borcun ödenmesi sorumlu banka tarafından yapılır. Bütün kıymetli evrak da olduğu gibi çek de bir ibraz senedidir. Kıymetli evrakın temel niteliklerinden biri olan hakkın senede bağlılığı ilkesi sebebiyle, hak ile senet bütünleşmiştir. Bir kıymetli evrak ve kambiyo senedi sıfatına haiz olan çekte de, hakkın talep edebilmesi için çekin ibraz edilmesi gerekmektedir. Hak ile senet bütünleşmiş olduğundan, hak senetten ayrı olarak talep edilemez.[1] Bu durum Türk Ticaret Kanunu’nun 645. maddesinde açıkça belirtilmiştir.[2] Kanun koyucu TTK m. 646 ile “Kıymetli evrakın borçlusu, ancak senedin teslimi karşılığında ödeme ile yükümlüdür.” şeklindeki düzenleme ile muhatabın bedeli ödemeden önce çek hamilinden çekin teslimini isteme yükümlülüğünü getirmiştir. Kıymetli evrak ve kambiyo senedi sıfatına haiz olan çek, kural olarak borçlunun ikametgahında ödeneceğinden, diğer bir anlatımla aranılacak senetlerden olduğundan, hamilin çekin bankaya ibraz etmesi gerekmektedir.[3] Nitekim 6102 Sayılı TTK m. 795/1’de çekin görüldüğünde ödeneceğini ve buna aykırı bir kaydın yazılmamış hükmünde olduğunu açıkça belirtmiştir. [4] Bu noktada hamilin, çeki bankaya ibraz süresi içinde fiili olarak sunmayıp, noter aracılığıyla dahi olsa bildirim göndererek ödeme isteminde bulunmasının ibraz yerine geçmeyeceğini belirtmek isteriz.[5] Çekin bankaya ibrazı ile şube yetkilileri çekin geçerli bir çek olup olmadığını, ibraz süresinin geçirilip geçirilmediğini, karşılığının bulunup bulunmadığının, cayılıp cayılmadığının, emre yazılı ise ve cirolar varsa ciro zincirinin şeklen düzgün bir biçimde olup olmadığının ve en önemlisi keşidecinin imzasının gerçekten keşideciye yani hesap sahibine ait olup olmadığını inceler. Hesap sahibinin imzasının incelenmesi aşamasında, hesap açılırken attırılmış olan örnek imzadan yararlanılır.[6] İnceleme sonucunda herhangi bir eksiklik bulunmaz ise ve hesap da yeterli karşılık varsa banka çek bedelini öder. 2. ÇEKTE İBRAZ SÜRELERİ Çeki elinde bulunduran alacaklının, çek meblağını temin etmek amacıyla borcun devredildiği bankaya müracaat etmesi gereken zaman aralığına çek ibraz süresi denir. Çek için öngörülen ibraz süreleri bir zamanaşımı değil, saf hak düşücü süreler niteliğindedir.[7] 6102 Sayılı TTK’nun 796. Maddesinde çekin ibraz süreleri düzenlenmiştir. Maddeye göre bir çek, düzenlendiği yerde ödenecekse on gün; düzenlendiği yerden başka bir yerde ödenecekse bir ay içinde bankaya ibraz edilmelidir. Ödeneceği ülkeden başka bir ülkede düzenlenen çek, düzenlenme yeri ile ödeme yeri aynı kıtada ise bir ay ve ayrı kıtalarda ise üç ay içinde bankaya ibraz edilmelidir. Akdeniz’e sahili bulunan bir ülkeler, Avrupa ülkesi olarak kabul edilir. Dolayısıyla bir Avrupa ülkesinde düzenlenip de Akdenize sahili bulunan bir ülkede ödenecek olan ve aynı şekilde Akdenize sahili olan bir ülkede düzenlenip bir Avrupa ülkesinde ödenmesi gereken çekler aynı kıtada düzenlenmiş ve ödenmesi şart kılınmış sayılır. 3. ÇEKİN SÜRESİNDE İBRAZ EDİLMEMESİNİN SONUÇLARI Çek oluşturulduğunda alacaklının haklarının korunması için kanunda belirlenen süreler içerisinde ibraz edilmesi büyük önem taşımaktadır. Nitekim ibrazın bütün hukuki sonuçlarının doğurabilmesi için ibraz süresinin geçmemiş olmasına bağlıdır. 5941 Sayılı Çek Kanunun 3. maddesi gereğince çek hamili olan alacaklı 6102 Sayılı Kanun’da düzenlenen süreler içerisinde karşılığı olan çeki muhatap bankaya ibraz ettiğinde, banka tarafından ödeme yapılması gerekmektedir. Kanuni süresi içerisinde ibraz edilen çekin karşılığı bulunmasa dahi muhatap bankaya kanunen yüklenen sorumluluklar da talep edilebilecektir. İbraz süreleri hak düşürücü süreler olduğundan çek 6102 Sayılı Kanun’da düzenlenen süreler içerisinde ibraz edilmez ise hamil (alacaklı) bazı olumsuz sonuçlarla karşılaşacaktır. Bu olumsuz sonuçlar süresinde ibraz edilmeyen çekin kambiyo senedi özelliğini yitirmesinden kaynaklanmaktadır. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2020/3689 E., 2020/10835 K. Sayılı Kararı uyarınca süresinde muhatap bankaya ibraz edilmeyen çek, ispat hukuku açısından adi yazılı senet niteliğindedir. Çek süresinde muhatap bankaya ibraz edilmez ise 6102 Sayılı TTK’nun 796. ve 808. maddeleri gereğince alacaklı müracaat hakkını kaybedecek, borçlu hakkında kambiyo senetlerine mahsus takip yapamayacağı gibi, süresinde ibraz edilmeyen çek maddi hukuk açısından adi havale vasfını taşıyacak olup borç ikrarını içeren nitelikte belge sayılamayacak, ancak ispat hukuku açısından yazılı delil başlangıcı olarak kabul edilecektir.  İşlemleriniz için bize 0554 699 00 49 numaralı telefonumuzdan ve dekahukukdanismanlik@gmail.com mail adresimizden ulaşabilir, uzmanlarımızdan destek alabilirsiniz.
Çekin süresinde ibraz edilmemesinin sonuçları

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nu ile 5941 sayılı Çek Kanunu ve bu kanun uyarınca çıkarılan tebliğlerle düzenlenen bir kıymetli evrak olan çek ticari hayatta vazgeçilmez bir ödeme aracıdır. Bu kapsamda çek oluşturulduğunda kanunda belirlenen süreler içerisinde ibraz edilmesi ve süresinde çekin ibraz edilememesinin sonuçları ticaret hukukunda alacaklının haklarının korunması adına en önemli meselelerdendir.

1. ÇEKİN İBRAZI

Çek ile ödeme sisteminde genel olarak keşideci (düzenleyen), muhattap (banka) ve hamil (alacaklı) olmak üzere 3 yapı bulunur. Bu ödeme sisteminde banka ve düzenleyen arasında çek anlaşması düzenlenir, bu anlaşmaya göre düzenleyen kişi ödenmesi gereken borcunu çek aracılığı ile bankaya devreder ve borcun ödenmesi sorumlu banka tarafından yapılır.

Bütün kıymetli evrak da olduğu gibi çek de bir ibraz senedidir. Kıymetli evrakın temel niteliklerinden biri olan hakkın senede bağlılığı ilkesi sebebiyle, hak ile senet bütünleşmiştir. Bir kıymetli evrak ve kambiyo senedi sıfatına haiz olan çekte de, hakkın talep edebilmesi için çekin ibraz edilmesi gerekmektedir. Hak ile senet bütünleşmiş olduğundan, hak senetten ayrı olarak talep edilemez.[1] Bu durum Türk Ticaret Kanunu’nun 645. maddesinde açıkça belirtilmiştir.[2] Kanun koyucu TTK m. 646 ile “Kıymetli evrakın borçlusu, ancak senedin teslimi karşılığında ödeme ile yükümlüdür.” şeklindeki düzenleme ile muhatabın bedeli ödemeden önce çek hamilinden çekin teslimini isteme yükümlülüğünü getirmiştir.

Kıymetli evrak ve kambiyo senedi sıfatına haiz olan çek, kural olarak borçlunun ikametgahında ödeneceğinden, diğer bir anlatımla aranılacak senetlerden olduğundan, hamilin çekin bankaya ibraz etmesi gerekmektedir.[3] Nitekim 6102 Sayılı TTK m. 795/1’de çekin görüldüğünde ödeneceğini ve buna aykırı bir kaydın yazılmamış hükmünde olduğunu açıkça belirtmiştir. [4] Bu noktada hamilin, çeki bankaya ibraz süresi içinde fiili olarak sunmayıp, noter aracılığıyla dahi olsa bildirim göndererek ödeme isteminde bulunmasının ibraz yerine geçmeyeceğini belirtmek isteriz.[5]

Çekin bankaya ibrazı ile şube yetkilileri çekin geçerli bir çek olup olmadığını, ibraz süresinin geçirilip geçirilmediğini, karşılığının bulunup bulunmadığının, cayılıp cayılmadığının, emre yazılı ise ve cirolar varsa ciro zincirinin şeklen düzgün bir biçimde olup olmadığının ve en önemlisi keşidecinin imzasının gerçekten keşideciye yani hesap sahibine ait olup olmadığını inceler. Hesap sahibinin imzasının incelenmesi aşamasında, hesap açılırken attırılmış olan örnek imzadan yararlanılır.[6] İnceleme sonucunda herhangi bir eksiklik bulunmaz ise ve hesap da yeterli karşılık varsa banka çek bedelini öder.

2. ÇEKTE İBRAZ SÜRELERİ

Çeki elinde bulunduran alacaklının, çek meblağını temin etmek amacıyla borcun devredildiği bankaya müracaat etmesi gereken zaman aralığına çek ibraz süresi denir. Çek için öngörülen ibraz süreleri bir zamanaşımı değil, saf hak düşücü süreler niteliğindedir.[7] 6102 Sayılı TTK’nun 796. Maddesinde çekin ibraz süreleri düzenlenmiştir. Maddeye göre bir çek, düzenlendiği yerde ödenecekse on gün; düzenlendiği yerden başka bir yerde ödenecekse bir ay içinde bankaya ibraz edilmelidir. Ödeneceği ülkeden başka bir ülkede düzenlenen çek, düzenlenme yeri ile ödeme yeri aynı kıtada ise bir ay ve ayrı kıtalarda ise üç ay içinde bankaya ibraz edilmelidir. Akdeniz’e sahili bulunan bir ülkeler, Avrupa ülkesi olarak kabul edilir. Dolayısıyla bir Avrupa ülkesinde düzenlenip de Akdenize sahili bulunan bir ülkede ödenecek olan ve aynı şekilde Akdenize sahili olan bir ülkede düzenlenip bir Avrupa ülkesinde ödenmesi gereken çekler aynı kıtada düzenlenmiş ve ödenmesi şart kılınmış sayılır.

3. ÇEKİN SÜRESİNDE İBRAZ EDİLMEMESİNİN SONUÇLARI

Çek oluşturulduğunda alacaklının haklarının korunması için kanunda belirlenen süreler içerisinde ibraz edilmesi büyük önem taşımaktadır. Nitekim ibrazın bütün hukuki sonuçlarının doğurabilmesi için ibraz süresinin geçmemiş olmasına bağlıdır. 5941 Sayılı Çek Kanunun 3. maddesi gereğince çek hamili olan alacaklı 6102 Sayılı Kanun’da düzenlenen süreler içerisinde karşılığı olan çeki muhatap bankaya ibraz ettiğinde, banka tarafından ödeme yapılması gerekmektedir. Kanuni süresi içerisinde ibraz edilen çekin karşılığı bulunmasa dahi muhatap bankaya kanunen yüklenen sorumluluklar da talep edilebilecektir. İbraz süreleri hak düşürücü süreler olduğundan çek 6102 Sayılı Kanun’da düzenlenen süreler içerisinde ibraz edilmez ise hamil (alacaklı) bazı olumsuz sonuçlarla karşılaşacaktır. Bu olumsuz sonuçlar süresinde ibraz edilmeyen çekin kambiyo senedi özelliğini yitirmesinden kaynaklanmaktadır. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2020/3689 E., 2020/10835 K. Sayılı Kararı uyarınca süresinde muhatap bankaya ibraz edilmeyen çek, ispat hukuku açısından adi yazılı senet niteliğindedir.

Çek süresinde muhatap bankaya ibraz edilmez ise 6102 Sayılı TTK’nun 796. ve 808. maddeleri gereğince alacaklı müracaat hakkını kaybedecek, borçlu hakkında kambiyo senetlerine mahsus takip yapamayacağı gibi, süresinde ibraz edilmeyen çek maddi hukuk açısından adi havale vasfını taşıyacak olup borç ikrarını içeren nitelikte belge sayılamayacak, ancak ispat hukuku açısından yazılı delil başlangıcı olarak kabul edilecektir. 

İşlemleriniz için bize 0554 699 00 49 numaralı telefonumuzdan ve dekahukukdanismanlik@gmail.com mail adresimizden ulaşabilir, uzmanlarımızdan destek alabilirsiniz.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve golhaber.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.